3 Haziran 2026 Çarşamba

207 - 03.06.2026 - BİR TÜRLÜ GİDEMEYEN ADAM (Göynük Gazetesi)

 

BİR TÜRLÜ GİDEMEYEN ADAM

BİR TÜRLÜ GİDEMEYEN ADAM

Bazı insanlar vardır; bir ortamdan ayrılırken kapıya yönelir, vedalaşır, ayakkabısını giyer, el sallar ve gider.

Bazıları da vardır; tam çıkacakken aklına yeni bir konu gelir, geri döner. Sonra bir çay daha içer. Ardından başka bir şey hatırlar, yeniden oturur. Sonra bir daha kalkar. Sonra tekrar oturur. Kapıdan kovsan bacadan geri gelir adeta.

Türk siyasetinde bu davranış biçiminin en başarılı temsilcisinin Kemal Kılıçdaroğlu olduğunu düşünmeye başladım.

Yanlış anlaşılmasın. Bu bir eleştiri değil. Bu artık doğa olayı seviyesinde bir durum.

Çünkü normal şartlarda bir siyasetçinin siyasi kariyeri belirli aşamalardan geçer. Seçim kazanır, kaybeder, görev yapar, ayrılır, anılarını yazar ve emeklilik hayatına geçer.

Bizim siyaset dünyamızda ise bazı isimler emekli olmak yerine adeta yeniden yükleme tuşuna basıyor: Misal, Kemal Ankakuşuoğlu!..

Kemal Bey'in siyasi kariyerini takip etmek bazen bizim yerli dizileri izlemeye benziyor.

Final bölümü çekiliyor.

Seyirci ayağa kalkıyor. Millet “Tamam, bitti” diyor.

Işıklar yanıyor.

Tam herkes evine gidecekken yönetmen bağırıyor:

“Durun! Bir bölüm daha var!”

Sonra bir bölüm daha...

Bir bölüm daha...

Bir bölüm daha...

Üstelik bu durum sadece rakiplerini değil, kendi partililerini de şaşırtıyor.

Geçenlerde hayalimde şöyle bir konuşma canlandı:

— Kemal Bey, siyaseti bırakacak mısınız?

— Evet.

— Kesin mi?

— Kesin.

— Tamam o zaman.

— Ama...

— Aması nedir?

— Şartlara bağlı.

— Hangi şartlara?

— Şart şurt yok! Burdayım be burdayım, Bur-daa-yım!!!

Bu noktadan sonra konuşmanın mantıklı şekilde devam etmesi zaten mümkün görünmüyor.

İşin ilginç tarafı, Türkiye'de birçok konuda görüş ayrılığı var.

Ekonomi konusunda anlaşamıyoruz. Kimileri uçuyoruz, şahlandık, Alamanya bizi kıskanıyorcu, kimileri de öldük, bittik,battıkçı…

Futbol konusunda anlaşamıyoruz. Bir kesim dünyayı sarı kırmızı görüyor, benim de aralarında olduğum bir başka kesim de damarımı kessen kanım sarı lacivert akar diyor.

Tarih konusunda anlaşamıyoruz. Lozan’ın gizli maddeleri var diyor birileri, keşke Yunan galip gelseydi Cumhuriyetten daha iyi olurdu diyen ve üstad lakabı takılan fesli bir zırdeli vardı mesela. Diğer tarafta son padişah vahdettin haindi diyenler… Bu arada kişisel görüşüm 6. Mehmet Vahdettin hain değildir, olsa olsa gafil ve dalalet içindeki bir zavallıdır. Gerçi zavallı deyip acındırmamak da lazım. Zira millet Sakarya Meydan Muharebesi’ni verirken zat-ı şahaneleri kendinden 43 yaş küçük bir genç kızla beşinci kez evlenmekle meşguldü...

Bütün bunlara mukabil, Kemal Yürüyenmerdivendeninemeyenoğlu’nun siyasete geri dönme durumu hakkında neredeyse herkes aynı fikirde.

Gün gelir de gazetelerde şu manşeti görsem şaşırmam:

“Bilim insanları Kılıçdaroğlu'nun siyasi enerjisinin kaynağını araştırıyor.”

Belki de meseleye yanlış bakıyoruz.

Belki Kemal Bey bir siyasetçi değildir.

Belki kendisi Türk siyasetinin doğal kaynaklarından biridir. Hatta İsmet Paşa çok partili siyasi ortamı doğrudan Kemal Bumerangoğlu’nun üzerine kurmuştur!

Nasıl ki Karadeniz'de doğal gaz bulunduysa, Gabar’dan güldür güldür petrol fışkırıyorsa, 6 milyar dolarlık jelibon rezervi keşfedilmişse, Ankara'da da sonsuz siyasi dayanıklılık damarı bulunmuş olabilir.

Çünkü normal bir insandan, yıllarca süren eleştiriler, kurultaylar ve kaybedilen onca seçim ve hayal kırıklığına uğratılan milyonlarca seçmenden sonra bir kenara çekilmesi beklenir.

Fakat bazı isimler için siyaset meslek değil, yaşam biçimidir.

Tıpkı bazı insanların emekli olduktan sonra bağ bahçeyle uğraşması gibi, bazıları da kurultaylarla uğraşıyor olabilir. Sitenin yöneticisi emekli albayın “9 numaradaki herifçioğlu gene yanlış yere park etmiş arabasını” diyerek arabanın sileceğini kaldırması gibi Kemal Geridöneroğlu da beyaz kuşu kaldırmaya gayret edip başaramıyor olabilir. Yanlış anlaşılmasın, bayramlaşmada bir türlü uçurmayı beceremediğibeyaz güvercinden bahsediyorum.

Sonuç olarak şunu anladım:

Türk siyasetinde hiçbir şey kesin değildir.

Bugün siyaseten sarf ettiğiniz son cümleniz, yarın siyasi hayatınızın yeni paragrafının ilk cümlesi olabilir.

Kapanan dosyalar yeniden açılabilir.

Bittiği sanılan hikâyeler yeniden başlayabilir.

Ve bir gün biri çıkıp bana "Kemal Kayyumdaroğlu artık tamamen gündemden çıktı" derse, ona inanmak için uzunca bir süre beklemeyi tercih ederim.

Neme lazım, tedbirli olmakta fayda var.

Sonuçta Türk siyasetinde bazı insanlar gider.

Bazıları ayrılır.

Bazıları emekli olur.

Kemal Siyasimevtaoğlu ise sanki "Devam edecek..." yazısıyla birlikte ekranda kalmayı tercih ediyor.


Hiç yorum yok:

207 - 03.06.2026 - BİR TÜRLÜ GİDEMEYEN ADAM (Göynük Gazetesi)

  BİR TÜRLÜ GİDEMEYEN ADAM Bazı insanlar vardır; bir ortamdan ayrılırken kapıya yönelir, vedalaşır, ayakkabısını giyer, el sallar ve gider. ...