AĞZA SIĞAR DA AKLA
SIĞMAZ BAZEN
En başta şunu söyleyeyim: Az sonra
okuyacaklarınızı evde, çarşıda, pazarda, iş yerinde kısacası hiçbir yerde
DENEMEYİNİZ! Baştan uyarımı yapayım da sonra gazetede okudum da yaptım
filan gibi mazeretlerin ardına sığınan çıkmasın.
İki sivri zekâ arkadaş oturmuşlar muhabbet
etmekteler. Muhtemelen muhabbetlerine, şişe ya da kutu içerisindeki bir miktar
alkol de eşlik etmekte. Bu iki sivri zekadan biri, aklına her nereden geldiyse
artık, diyor ki “Birader ben şu ampulü ağzıma sokarım!”. Bunu,
tavandaki duya takılı olan akkor flamanlı sarı ampulü parmağı ile işaret ederek
söylüyor. Yapardın-yapamazdın iddiaları arasında bir ampul bulunuyor ve iddia
sahibi bir şekilde ampulü ağzına sokmayı başarıyor. Ampul bu, bir şekilde ağız
boşluğuna sığar da çıkarmaya çıkaramazsın. Öyle de oluyor. İddia sahibi
iddiasını kanıtlamış oluyor ama ampulü kırmadan ağızdan çıkarabilmek kesinlikle
mümkün değil! Diğer üstün zekalı, sinkaf ederek şöyle diyor arkadaşına: “Lan
oğlum ne beceriksiz adamsın! Nasıl çıkaramıyon ampulü?!” Böyle dedikten
sonra o da ağzına bir ampul sokuyor ve akıbet yine aynı: Ağza giren ampul
çıkmaz kuralı!
Tüm uğraşlarına rağmen ampulleri çıkaramayınca
normal zekalı insanların verebileceği bir karar verip hastaneye gitmeye karar
veriyorlar. Evden çıkıp yoldan bir taksi çeviriyorlar. Tabi ağızlarda ampul,
konuşma filan hak getire. Taksiciye durumu yazarak anlatıyorlar. Taksici bu
kafadarların ne kadar da akıllı (!) olduklarını düşünüyor ve gülmekten adeta
katılarak bunları hastanenin acil servisine götürüp bırakıyor. Acil
servistekiler de gülmemek için kendilerini zor tutarak tıbbi müdahalede
bulunuyor ve bu iki çok akıllı tipi “kurtarıyor”. Doktor tam bunları ampulden kurtarırken
acilin kapısından bu kez taksici giriyor. Ve onun da ağzında bir ampul! Yememiş
içmemiş, iki kafadarı acile bırakır bırakmaz bakkala girip ampul almış ve o da
denemiş!
Evet dostlar, burada anlatılan fıkra gibi
gözükse de aslında gerçektir. Çıkaramayacağını bile bile o ampulü ağzına sokar
insan. Ne kadar zekâ ve akıl dışı olsa da acaba mı sorusu kanına girer insanın.
Halbuki bu merakın sonu acil servistir. Tıbbi olarak müdahale edilmezse de o
ampul o ağızdan çıkmaz!
Daha geçenlerde Şanlıurfa’da bir marangoz
atölyesinde 15 yaşında bir çocuğa makatından kompresör ile hava veren
zekâ yoksunu tipler, zavallı çocuğun ölümüne neden olmuşken, bu olay ülke
genelinde duyulmuş ve infiale sebep olmuşken bu kez de ilçemiz Göynük’te karbon
kopya şeklinde bir mevzu meydana geldi. Bir
iş yerinde çalışan birkaç zeki (!) vatandaş bir arkadaşlarına, aynı
Şanlıurfa’daki gibi kompresörle hava verdiler. Olaya maruz kalan işçi
hastanelik oldu. Şakalaşırken vuku bulduğu iddia ediliyor bu olayın. Çok şükür
bu “şaka” ölümle sonuçlanmadı. Ancak insanların hatalardan hiç
ders almaması ibretlik bir öykü halinde kamuoyuna yansımış oldu.
İnsan, bazen en basit uyarıları bile hiçe
sayacak kadar gözünü karartabiliyor. Ağzına ampul sokmakla makata kompresörle
hava sıkmak arasında uçurum varmış gibi görünse de ikisinin de ortak paydası
aynı: Beyin yerine başka yerlerle düşünmek... Bir anlık kahkaha uğruna
hayatları tehlikeye atan bu hoyratlık, sadece iş kazası değil; toplumsal bir
körlük aslında. Hepimizin yapması gereken, bu “şaka” kültürünü
masum bir eğlenceden ibaret sanan anlayışla yüzleşmek, hatta belki de hesaplaşmak.
Çünkü ampul belli şartlar altında kırılarak sorun çözülebiliyor belki, ama
insanların kırılması tolere edilebilecek kadar basit bir mevzu değil.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder